Blog / Sole Nedir? 

Bütünsel Sağlık ve Ayurveda Uzmanı Ebru Şinik    

 

Sole kristal tuz ile saf suyun birleşmesi neticesinde oluşan bir enerji denizidir. Suyun tuzla birleşmesi tuzun pozitif iyonlarının suyun negatif kutupları ile sarmalanmasına ve aynı zamanda tuzun negatif iyonlarının da suyun pozitif kutupları ile sarmalanlamasını sağlar. Böylece iyonlar sıvılaşır. Bu esnada hem suyun, hem de tuzun geometrik yapısı değişime uğrar ve ortaya çıkan şey artık ne su, ne de tuz olarak tanımlanabilir. Yepyeni bir madde karşımıza çıkmıştır.

Su ve tuzun bir araya gelmesi ile yaşam doğar. Ve artık elementler sınırlarından özgür rezonans etkisinden dolayı kutuplaşmakdan da vazgeçmiş ve daha yüksek bir enerji formuna ulaşmıştır. Bizlerde bilincimiz geliştikçe, farkındalığımız arttıkça kutuplaşmayı bırakıp, yaşamı özgür bırakmaya hazır hale gelmiyor muyuz? İşte sole de bedenimizde aynı bu etkiyi yapar.

Sole o kadar etkilidir ki, bedenimiz onun sağladığı mükemmel kristal yapıyı 24 saat boyunca koruyabilir. Hastalıklar esnasında bedenimizde oluşan eksik titreşim modeli sole sayesinde tamamlanabilir. Burada önemli olan tüketilen sole miktarı değildir. Çünkü biyofiziksel olarak kalite miktardan çok daha önemlidir. Yani dikkat edeceğiniz şey sole için kullandığınız tuzun kristal kalitesidir.

Her sabah aç karnına 1/3 çay kaşığı (4-5 damlaya tekabül eden çay kaşığının ucuyla alacağınız sole bir bardak su için yeterlidir) Sole’yi bir bardak doğal kaynak su ile karıştırarak içme alışkanlığı edinmenizi hararetle öneririm. Bu uygulamada önemli olan çok miktarda tüketmek değil, düzenli olarak tüketmektir. Biyokimyasal açıdan şunu söyleyebiliriz, suyu içtikten birkaç dakika sonra mide bağırsak sisteminin uyarıldığını fark edeceksiniz. Bu da metabolizmanızı uyaracak ve sindirimi başlatacak olan harekettir. Hemen ardından dolaşım sistemi de bu harekete katılacağından tuzun sağladığı enerji tüm bedeninizde rahatlıkla dolaşmaya başlar.

Sofra tuzunun yasaklandığı yüksek tansiyon hastaları bile sole’yi gönül rahatlığıyla kullanabilir. Çünkü sole yüksek tansiyonu 15 dakika içinde düşürme özelliğine sahiptir. Aynı şekilde düşük tansiyon sorunu yaşayan insanlarda sole’den yararlanabilir. Çünkü sole’nin yaptığı şey tansiyonu düşürmek veya çıkarmak değildir; o sadece sistemin yeniden dengeye kavuşmasına yardımcı olur . Gerçek tuz tansiyonu yükseltmediğine göre tansiyon hastasına yasaklanan tuzun nasıl bir tuz olduğunu sorgulamak gerekmez mi?

Sole bedenimizdeki asit-baz miktarınıda dengelleyebilecek kabiliyete sahip mükemmel bir maddedir.

 

Onun sayesinde bedenimiz kurşun, cıva, arsenik ve kireç gibi ağır metallerden temizlenir. Çünkü kristal tuz bağlanmış molekülleri çözme gücüne sahiptir.

Sole, kristal tuzun güçlü yapısı ve iyon etkisi sayesinde bağlanmış molekülleri çözer ve sıvı haline getirir. Bu kimyasal-fiziksel bir reaksiyondur. Mesela bulaşık makineleri için kullandığımız kireç önleyici tabletlerde tuzdan başka bir şey değildir. Zaten bedenin ağır metallerden arınması onların öncelikle metabolize edilebilir hale gelmesine bağlıdır. Yapılan kan testlerinin kanıtladığı gibi bedenden atılımı çok zor olan çeşitli bölgelerde birikmiş hayvansal proteinler dahi kristal tuz kullanımı sayesinde idrar aracılığı ile dışarı atılabilmektedir. 

Gut, artrit veya artroz gibi romatizmal rahatsızlıklarda doku ve organlarda depolanan toksin yüklü atıkları çözebilmek ve bedenin doğal frekansına yeniden kavuşmasını sağlayabilmek için günlük sole içimine devam etmeniz uzun vadede tahminlerinizin ötesinde bir  iyileşme hali ve enerji yükselmesi yaratacaktır.Çünkü sole içerdiği enformasyon ve titreşim nedeniyle fiziksel bedende birikmiş olan bu atıkları zamanla çözmeye, metabolize etmeye ve bedenden tahliye sürecini başlatır. 

Özetle su ve gerçek kristal tuzun birleşmesi ile bedenimiz derinden temizlenir.

 

Sole'nin şifalı etkilerini sıralayacak olursam özetle;

  • Hasta bir beden düzenli sole içmeye başladıktan sonra  doğal titreşim modeline geri kavuşur ve bu frekansı 24 saat koruyabilir.

  • Sole fiziksel bedende hem asit-baz dengesini, hem de tansiyonu düzenler.

  • Romatizmal rahatsızlıkları ve taş oluşumunu yaratan zehirli madde birikimleri sole sayesinde parçalanabilir ve bedenin dışına atılabilir.

  • Sole bir çok bağımlılıkta yoksunluk krizlerini azaltır.( şeker, kahve, sigara vb)

  • Cilt sorunlarında sole bedeni hem içten, hem de dıştan temizler.

Sole’nin Hazırlanışı;
         

Sadece sole çözeltiniz için kullanacağınız büyük bir cam kavanoz veya sürahiye bir veya birkaç kristal tuz parçasını koyun ve üzerini tamamen su ile doldurun. Yaklaşık 1 saat sonra sole kullanıma hazır hale gelir. Kristal tuz bu sürede su içinde yeterince çözülür ve yaklaşık %26’lık doygunluğa ulaşınca, çözülmeyi durdurur. Tuz kristalleri bu doygunluk noktasına ulaştıktan sonra daha fazla erimeye devam etmez ama kabın içine yeniden su ilave edilince, sole konsantresi incelir ve tuz kristalleri yeniden erimeye başlar. Bu süreç sole yeniden yüzde 26'lık doygunluğa ulaşana kadar devam eder. Böylece sole’niz azaldıkça yapmanız gereken tek şey sadece sole yapımı için ayırmış olduğunuz sürahide/kavanozda halen tuz kristalleri olduğu sürece, içine su ilave etmek ve 1 saat beklemek olacaktır. Sole günlük kullanıma bu şekilde hazırlanır.

Peki bu hazırladığınız Sole'yi nasıl kullanacaksınız?


Sole’nin özel bir saklama koşulu veya kullanma ömrü yoktur. Çünkü sole çözeltisinde hiçbir mikrop, virüs, mantar veya bakteri barınamaz. Sole çözeltisinin tamamen steril olduğundan emin olabilirsiniz.  

Ben sole’yi günlük olarak tükettiğim suların içine karıştırıyorum. En basiti mutfakdaki su sürahisinin içine karıştırmak. Böylece evden dışarı çıkarken arabada içmek üzere dolduruduğum su termosum veya su ısıtıcısına çay hazırlamak için koyduğum sular veya yemek yaparken kulandığım sular da otomatik olarak soleli oluyor.  

Sürahiyi her doldurduğumda içine daha önce hazırlamış olduğum bir çay kaşığı kadar sole çözeltimden ekliyorum. Zaten burada önemli olan miktar değil, solenin içinde barındırdığı enerji ve bilgidir. Bu yüzden size ölçek olarak bir çay kaşığı veriyorum, sonuçta bu sembolik bir ölçüdür.  

Biyokimyasal açıdan baktığımızda ise bedeniniz sole çözeltisi sayesinde her şartta ihtiyacı kadar tuza kavuşur. Biyofiziksel açıdan ise sadece birkaç damla sole bile şifalanma ve denge için yeterli olur. Sirkadiyen ritimlere göre uyuduğumuz sürece, bedenimiz kendini her gece ritmik bir şekilde yenilediği üzere,  günlük rutinleriniz arasına Soleli Su içmeyi de yerleştirmeniz uzun vadede sağlığınız için ciddi bir yatırımdır. 

Sole’yi ömür boyu günlük olarak almaya devam edebilirsiniz. Tabii ki de burada önemli olan bir ayrıntı hayatınızdan rafine edilmiş sanayi ürünü sofra tuzunu tamamen kaldırmanız gerektiğidir. Ancak bu durumda sole’nin optimal yararlarından faydalanabilirsiniz.

Peki hazırladığınız bu Sole'yi nasıl tüketeceksiniz?


Yukarıda anlattığım gibi en rahatı mutfakdaki sürahiyi doldurdukça bir çay kaşığı kadar sole çözeltisinden ilave edip karıştırın ve bu şekilde o sürahideki su bitene kadar bütün ev halkı da soleli suyu tüketmiş olur. Bu şekilde gün boyunca içtiğiniz suyun kristal yapısı değişmiş ve sole şeklindeki tuzun sahip olduğu titreşim modeline dönüşmüş olur ve bu bedeninizi 24 saat boyunca dengede tutmaya yetecek etkiye sahiptir.

 

Bu şekilde uygulamayı tercih etmeyenler ise sabahları büyük bir bardak ılık suyun içine 4-5 damla sole karıştırıp, içebilir. Sabahları hazırladığınız limonlu suyunuzu soleli hazırlamak da harika bir fikirdir.

Şu veya bu şekilde tüketin ama en önemlisi her gün düzenli olarak sole’yi hayatınıza sokmaktır.

 

Enerjik ve sağlıklı bir beden ile dingin ve neşe içinde bir zihne  sahip olmanızı diliyorum!

Bütünsel Sağlık ve Ayurveda Uzmanı Ebru Şinik
 

Kaynakça:  Su &Tuz Yaşamın Kaynağı  | Dr. Barbara Hendel & Peter Ferreira

 

https://www.yukselencag.com/Blog/sole-nedir